Farklı sözcükler kullanma çabası,konu müziğe geldiğinde ürkme haline dönüşüyor.Yeni olandan,popüler olandan kaçınarak,statik bir müzik zevki yaratıyorum kendime. Blues söyleyen,teni simsiyah,dişleri de ona keza bembeyaz olan amcanın,ünlü italyan tenorun sesini duydukça kendinden geçişi,kendinden geçip o beş parmağını bir noktada birleştirip,elini “leziz” anlamında öpüşünün içtenliği gözümü yaşartıyor.Bu hissi hiç yaşamayan ve yaşamayacak olan insanlar var.Onların adına üzülmeli miyim,sevinmeli miyim,bilmiyorum.Ama her halükarda hepimizde hayattayız ve iç içe yaşıyoruz.Aramızdaki hayati farksa;onların sürdürdğü yaşantıdan hoşnut olması…Bense herhalde kendiliğimden ölene kadar,kendime en uygun intihar yöntemini arayacağım..

  Farklı sözcükler kullanma çabası,konu müziğe geldiğinde ürkme haline dönüşüyor.Yeni olandan,popüler olandan kaçınarak,statik bir müzik zevki yaratıyorum kendime. Blues söyleyen,teni simsiyah,dişleri de ona keza bembeyaz olan amcanın,ünlü italyan tenorun sesini duydukça kendinden geçişi,kendinden geçip o beş parmağını bir noktada birleştirip,elini “leziz” anlamında öpüşünün içtenliği gözümü yaşartıyor.Bu hissi hiç yaşamayan ve yaşamayacak olan insanlar var.Onların adına üzülmeli miyim,sevinmeli miyim,bilmiyorum.Ama her halükarda hepimizde hayattayız ve iç içe yaşıyoruz.Aramızdaki hayati farksa;onların sürdürdğü yaşantıdan hoşnut olması…Bense herhalde kendiliğimden ölene kadar,kendime en uygun intihar yöntemini arayacağım..

24 Mayıs 2012 / 4 yorum

SAAT GEÇ OLDU HADİ YAT.

   Bir rüzgar gülü saksıya saplanmış.Hep olduğu yerde dönmesi lazımmış gibi..Bu ona mecbur koşulmuş.Senin görevin rüzgarda dönmek diye.Sakin sakin bakıyorum ona.Havaya karıştırdığım sigara dumanını yok sayarak,zehirli gazı atmosfere gönderdiğimi önemsemeyerek.hafif esintiyi yüzümde değil;tam ensemde hissediyordum..Bir yandan aklımın aslında ne kadar karışık olduğunu düşünüyorum .Evet ben iki üç şeyi hatta belki dokuz on tane şeyi aynı anda,aynı karışıklıkta düşünebilen bir insanım.Beynimi hep karışık sebze çorbasına benzetirim.Hayal kırıklıklarımı,mutsuzluklarımı,umutsuzlarımı bunları düşünürken biraz da iyi şeyler düşünmeye çabalıyorum.Mutluluklar,güzel anılar,umut dolu beklediğim bi’ hayat,sabırla yapmak istediklerim,inançlarım..Bazen hiç mutlu olmayan insanlar görüyorum etrafımda.benim mutlu olunca midem bulanır mesela;bu normal mi,değil mi düşünmem.Bırak bulansın,bu da senin mutlu olma biçimin..

 

4 Mayıs 2012 / 4 yorum

Bu aralar hissettiğim tek şey içimdeki sonsuz boşluk duygusu.Hoş hissedemediğim diyelim,boşluk nasıl hissediliyor ya da hissedilmiyorsa öyle işte.

Bu aralar hissettiğim tek şey içimdeki sonsuz boşluk duygusu.Hoş hissedemediğim diyelim,boşluk nasıl hissediliyor ya da hissedilmiyorsa öyle işte.

30 Ni 2012 / 3 yorum

Ne güzel gündü,İzmir’in geçen haftalardaki o güzel havasında bol bol gezip çimlerde muhabbet etmiştik.Merve çekti.

Ne güzel gündü,İzmir’in geçen haftalardaki o güzel havasında bol bol gezip çimlerde muhabbet etmiştik.Merve çekti.

18 Ni 2012 / 10 yorum

Uzun zaman oldu tek başıma bir şeyler yapmayalı.Sadece kendi isteklerim doğrultusunda başıma buyruk hareket edebileceğim bir ruh arındırma tatili.Rotamı kuzeyden güneye çevirmek zor oldu ama Olympos yıllar oldu özledin beni,biliyorum!

14 Ni 2012 / 2 yorum

sevgilerle.

24 Mar 2012 / 9 yorum

Görünmez bir güneş omuzlarımızı ısıtmaya başladı.Ama güneşin varlığı bile ilgimizi çekmiyordu.Mesafe,zaman ve yön kavramımızı kaybetmiş halde orada,nerede olduğunu bilmediğimiz bir yerde oturduk.Yanımızdan birçok ses geçti.’Çulluklar gözlerimizi oydu.’dedik.Seslerden biriyse şöyle dedi:’Bunlar gazeteleri fazla ciddiye almışlar.’Sesler ortadan kayboldu.Bizse öylece ,omuz omuza oturmaya devam ettik.

Görünmez bir güneş omuzlarımızı ısıtmaya başladı.Ama güneşin varlığı bile ilgimizi çekmiyordu.Mesafe,zaman ve yön kavramımızı kaybetmiş halde orada,nerede olduğunu bilmediğimiz bir yerde oturduk.Yanımızdan birçok ses geçti.’Çulluklar gözlerimizi oydu.’dedik.Seslerden biriyse şöyle dedi:’Bunlar gazeteleri fazla ciddiye almışlar.’Sesler ortadan kayboldu.Bizse öylece ,omuz omuza oturmaya devam ettik.

25 Şub 2012 / 6 yorum

bitlikedi:

Sen, şimdi, bildiğin herşeyi unut.

Bu dünyaya kaç defa daha doğarım emin değilim fakat hiçbirinde sana tekrar rastlamayabilirim. Kalk, gidiyoruz. 

En yırtık gömleğini giy, sıvışıyoruz.

Tut elimi, seni kaçırıyorum. Evet, bildiğin, düpedüz, eni konu, tepeden tırnağa kaçırıyorum seni.

Öyle güzel kaçırırım ki sen’i… Seni kendinden bile kaçırırım, hüzünlerin dahi bulamaz.

Ver elini, gidiyoruz.

Nereye mi?!

Yahu canım, dünya yuvarlak; zemin yamuk. Biz de düşmemek için ters yönde yamulacağız seninle. Dünyanın dönüşünün tersine tersine, eğrisine zıt gideceğiz, olmadık yerlerde bulacağız kendimizi.

Kalk, gidiyoruz.

Ne?! “Aşk” mı? 

Ne aşkı be yavrum?! Aşık olmak değil mesele; aşık olduğun kişiyi sevebilmekte herşey.

Herşeye aşıktır insan. Bir yazarın cümlelerine; sokaktaki kediye ya da bir şarkıcının sesine…

En yalnız anında gelen bir dosta da aşık olursun. Sevemeyebilirsin; yalnız değilsen özlemezsin o’nu tekrar; o an lazımdır ve aşık olursun o an.

Her an, yeniden aşık olur herşeye insan, unutur ardından eğer sevmediyse aşıkken. Hayatın kendisi, her an yeniden aşık olmaktır zaten.

Fakat sevmek farklıdır, zaman ister. O, daha mühimdir.

Aşk çarpar da; sevgi değiştirir. Sevgi, özletir.

Seveceksin. Sigara içişimi mesela. Beni bir gün öldüreceğini bilmene rağmen, bir tane daha yakar mıyım acaba diye bekleyeceksin, tatlı-ekşi bir hisle. Kuru fasulye yerken seyredecek; hapşururken göreceksin… 

Sahi, aşk değil canım bize acilen gereken; sen benim kuru fasulye yeyişimi sevebilecek misin?

Sen beni kalabalıklar içindeyken de özleyebilecek misin?

Çok konuştuk, yolda devam ederiz… 

Ver elini, gidiyoruz.

17 Şub 2012 / Reblogged from bitlikedi with 33 yorum

İzmir’in güzel havalarını özledik.

İzmir’in güzel havalarını özledik.

10 Oc 2012 / 11 yorum

bazen ne ileri gidebilir ne geri ne de bulunduğun noktayı bilirsin sıkışıp kalırsın uzun süre,yaşarım dersin ailen,arkadaşın,sevgilin olur yaşadığın onların dünyasıdır kendi dünyanı unutmuşsundur.En çokta aynadaki yüzünle konuşursun içinden … ne anlatacakların biter ne de dinleyeceklerin ömrün biter ama yine de konuşacakların bitmez o kadar dolusundur çünkü

22 Ara 2011 / 4 yorum

bitlikedi:

Kötü seks, sevgi dolu bir ilişkiyi bitirmez fakat iyi seks berbat bir ilişkiyi gayet çekilir kılabilir.

Bu çoğunlukla geçerlidir… Geçerlidir tabii. Eğer birlikte sus’amayacak kadar birbirinin içine işlememişse insan, elbet başka bir yoldan girmek isteyecektir diğerinin içine.

8 Ara 2011 / Reblogged from kakaoyapra-deactivated20120324 with 27 yorum

Mum ışığında, derme çatma odanın içinde zaman akmıyordu, her şey sabitlenmişti sanki.  Donuk bir film karesi gibi hayâl ettiği hep aynı yüzü düşünerek, O’na  daha önceden söylediği cümleleri tekrar tekrar, yeniymiş gibi, yineliyordu kadın. Üzerine ne giydiğini, akşam yemek yiyip yemediğini bilmiyordu. Masada duran küllük tek bir izmaritlik yer kalmamış halde doluydu.  Yine de biten sigarasını sürekli tazeliyordu kadın. Çalınmış bir ömrün, ruhsuz kalmış bedenini, taşımak zorunda olduğu için  taşıdığını bilerek, yine de devam etti yazmaya..

Mum ışığında, derme çatma odanın içinde zaman akmıyordu, her şey sabitlenmişti sanki.
Donuk bir film karesi gibi hayâl ettiği hep aynı yüzü düşünerek, O’na daha önceden söylediği cümleleri tekrar tekrar, yeniymiş gibi, yineliyordu kadın.
Üzerine ne giydiğini, akşam yemek yiyip yemediğini bilmiyordu.
Masada duran küllük tek bir izmaritlik yer kalmamış halde doluydu.
Yine de biten sigarasını sürekli tazeliyordu kadın.
Çalınmış bir ömrün, ruhsuz kalmış bedenini, taşımak zorunda olduğu için taşıdığını bilerek, yine de devam etti yazmaya..

26 Kas 2011 / 12 yorum

Şimdi arkadaşlarım tarafından gelen o nadide soruyu burada cevaplıyorum:”Gamze senin niye sevgilin olmuyor?”

Ulan gerizekalılar elbette lezbiyen değilim,hemcinslerimden hoşlanmıyorum.Üstelik bundan 2 yıl öncesine kadar da uzun soluklu bi ilişkim oldu.Bir de şu mesele var ne zaman birinden hoşlansam onun da benden hoşlandığını öğrendiğim anda tüm çekiciliğini kaybediyor.Bu bi tür gerizekalılık göstergesi de olabilir aslında.Benim bi de kızlardan çok erkek arkadaşlarım mevcuttur.(Küçükken mahalle maçlarında hep beni kaleci yapardı şerefsizler ama)Birlikte çok eğlendiğimiz su götürmez bi gerçek çünkü etrafımdaki kız populasyonu çok ilginç.Kıyafet,makyaj,kim kimle çıkmış napmış bunlar beni zerre kadar ilgilendirmiyor.Sinemadan,müzikten vs.den bahseden çok az kız var.Bir keresinde aynı bölümde okuduğum bir kız arkadaşımla sohbet ederken en sevdiği yönetmen olarak Mahsun Kırmızıgül ismini vermişti.Evet yanlış duymadınız bu kız sinema okuyacak.(O değil de ben yine ”off topic”oldum.Okul hayatım bunun çilesini çekmekle geçiyor.)Tamam konuya geri dönüyorum.

     Benim etrafımda bir tane bile sorunsuz çift yok.Açık ve net.Bu tip çiftler yüzünden yavaş yavaş ilişkilerden soğumaya başladım.Lan acaba benim de sevgilim olursa ”Oraya gitme,şuraya gitme,şunla görüşme,kim o mesaj atan,hayır o arkadaşınla görüşemezsin,vay efendim kim kim dışarıya çıkacaksınız!”…..bu böyle sürer gider.Mutsuz olur muyum,ben de onlar kadar ağlar mıyım?cevabını merak ettiğim sorular.Ben bi de alıştım bu özgürlüğe,bu başına buyrukluğa.Evet zaman zaman dışarda öpüşüp koklaşan çiftleri gördükçe küfretmiyor değilim.Hatta hepsine içimden ”ŞEREFSİZSİNİZ LAĞNN!1!11!”dediğim de olmuyor değil.İnsan bazı şeyleri özel birisiyle paylaşmak istiyor ve bu noktada da error vermeye başlıyorsun.Buarada haftaya hoşlandığım adamla buluşmam var,evet o bilmiyor ona karşı bir şeyler hissettiğimi.Yapacağım tek şey onu gözkapağından öpmek.Sevgili olur muyuz olmaz mıyız bilemem ama benim hala ilişkiye olan bakış açım değişmeyecek galiba.

22 Kas 2011 / 7 yorum

Bazı insanlar var daha tanımadan seversin,ama tanıyınca daha çok seversin.Mevsimlerden yazdı ve Merve ile ilk defa buluşup Alsancak’ta bişeyler içip fotoğraflar çekmiştik.O güne dair bir anı sadece..

http://meyveee.tumblr.com/

14 Kas 2011 / 8 yorum

Şu diziyi izlediğimden beri her gece rüyamda zombi öldürüyorum,paranoyak oldum artık.Her şeyden bu kadar etkilenmek zorunda mıyım ben!Into the wild’ı izlediğimin geceside trenden dağcı çantamla atlayıp maceradan maceraya koşturmuştum.Saygılar.

Şu diziyi izlediğimden beri her gece rüyamda zombi öldürüyorum,paranoyak oldum artık.Her şeyden bu kadar etkilenmek zorunda mıyım ben!Into the wild’ı izlediğimin geceside trenden dağcı çantamla atlayıp maceradan maceraya koşturmuştum.Saygılar.

5 Kas 2011 / 5 yorum